BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Bir Erdem Olarak Kendini Bilmek

Teknolojinin gelişmesiyle herkesin başkalarının hayatında daha çok bilgi sahibi olduğu, herkesin birbiri hakkında konuşup birbirini takip ettiği ve bir nevi söz sahibi olduğu günümüz dünyasında, insanların başkalarının kendisini izlediği bilinciyle hareket etmesi, hayatını onlara göre yaşaması doğal mıdır? Herkesin bir başkasının hakkında ne düşündüğünü dikkate alarak yaşaması ve bunun sonucunda kimsenin kendi hayatını yaşayamaması, bir döngüye girmesi durumunda bir sıkıntı yok mudur? Herkes kimi zaman farkında olarak, kimi zaman olmayarak, sorgulamadan birbirini takip ediyor ve kişiliğini topluma göre şekillendiriyor. Bu durum topluma göre yetişen kişide öznelliğin kaybedilmesine neden oluyor; herkesin aynı şeyleri düşünmesi, yapması destekleniyor, farklı olanlarsa dışlanıp toplumun istediği şekilleri alana kadar bu yolla, bir nevi terbiye ediliyor. Böylece herkes, tek bir kişi gibi aynı şeyi düşünüyor, hissediyor ve yaşıyor. Dedikodu ve magazin herkesin etrafını sarıp sarmalıyor, norm haline gelen bu duruma ise kimse ses çıkaramıyor. Ancak bu konu, sadece günümüz modern dünyasında değil, gerek Doğu’da, gerekse Batı’da eski çağların filozofları tarafından da bir sorun olarak görülüp ele alınmıştı. Antik bilgelerin bu soruna çözümü ise basitti: Kendini bilmek.

kendini bilmek

Taoizm felsefesinin kurucusu olarak bilinen ve MÖ ~6. Yüzyılda yaşadığı öne sürülen Laozi, “Tao Te Ching” kitabında bu durum için: “Başkalarını bilmek akıllılık, kendini bilmek irfan sahibi olmaktır.” der. Yani, insanlar başkaları hakkında çok bilgi sahibi olmasa bile onları tanıyabilir, bunu yapan kişi de insan sarrafıdır veya zekidir. Ancak, bunun yerine kendini bilen kişi ise bilgedir, irfan sahibidir. Başkaları hakkında yorum getirmeye uğraşmaz, yalnızca kendini değerlendirir. Onların açığını aramaz, kendini tatmin etmek için onlarla uğraşmaz, kendi yolunda gider. Kişinin kendini tanıması demek; kendisinin iyi yönlerini, kötü yönlerini ve neyi nasıl yapacağını bilerek ona uygun hareket etmesi, kısacası kişinin kendisiyle barışarak kendi doğasına uygun yaşaması demektir. Bununla ilgili ayrıca Stoacı filozof Marcus Aurelius, “Kendime Düşünceler” adlı kitabında … Boş umutları defet, eğer kendinle ilgiliysen, hâlâ mümkünken kendi yardımına kendin koş.” der. Kendisini tanıyan insan, iyi ve kötü yönlerini bildiğinden dolayı ulaşamayacağı hedeflerden uzak durur, sırf herkes istiyor ve yapıyor diye bir şeylerin peşinden koşmaz; kimseyle yarışmadan, kendi yolunda giderek yarışı kazanır. Başka bir Stoacı filozof olan Genç Seneca, “Mutlu Yaşam Üzerine” adlı yazısında durumla ilgili şöyle bahseder: “Dolayısıyla hiçbir şey, hayvan sürüsünün yaptığının tersine, önden giden kalabalığın arkasından gitmememiz ve herkesin gittiği yere değil de gidilmesi gereken yere gitmemiz gerçeğinden daha önemli değildir.” Dahası, yine Marcus Aurelius, “Kendime Düşünceler” adlı eserinde “Herkes suratına karşı aleyhinde haykırsa bile, vahşi hayvanlar şu pıhtıdan yoğrulmuş aciz uzuvlarını paramparça etseler bile, tüm zorlamalardan azade, huzur içinde yaşayabilirsin.” der. Kendini bilen insan asla yolundan sapmaz, başkalarının düşüncelerine aldırmaz.

İnsanların değerli saydığı gerçek değer değildir.” der kitabında, başka bir Taoist filozof olan Zhuangzi. Kendini bilen kişi, toplumun uydurduğu ortak değerlerin peşinden gitmez, ayrıca sırf onlar takip ediyor diye o şeyden de vazgeçmez; yalnızca doğaya ve kendi doğasına uygun olan yolda gider. Yolda başkalarının düşünce ve kanılarıyla karşılaşır kendini bilen kişi, ancak hiç aldırmadan yoluna devam eder. Kinik felsefe de bu durumla ilgilidir, “Kinik Felsefe Fragmanları” kitabında “… Kendini bilmek isteyen, başkalarının kendisiyle ilgili fikirlerini değil, gerçekte olanı bilecektir.” diye geçer. İnsanlar toplanmayı ve kendileri gibi olmayanları aşağılamayı ve dışlamayı severler. Yine Zhuangzi, kitabında şöyle bahseder: “Dünyadakiler ötekilerin kendileri gibi olmasından hoşlanır, kendilerinden farklı olanlara karşı çıkmayı sever.” Ancak ne kadar karşı çıkılsa da kendini bilmek isteyen kişi, başkalarının işlerine karışmak yerine kendinden asla taviz vermez. Hatta insanlar hor görüp hakaret etse bile aldırmaz, çünkü “Bilge hiç kimse tarafından küçük düşürülemez, o ruh yüksekliğinin farkındadır; kendi kendine kimsenin kendisine değer biçemeyeceğini söyler…” der Genç Seneca, “Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine” adlı yazısında. Hatta sadece hakaret değil, öteki insanların iyi veya kötü hiçbir görüşü değerlendirmeye alınmamalıdır. “Lütuf da hakaret de başa beladır.” der Laozi. Çünkü, başkalarının iyi bir görüşü dikkate alınıp sevinçle karşılanırsa, onların bütün görüşleri önemsenir. Aynı kişi olmasa bile birinin iyi de olsa görüşü önemsediği anda öznellik ortadan kalkar, kişi çevreye ve topluma göre şekillenmeye başlar. Dahası, başka bir Taoist filozof olan Liezi, “Eğer başka birisinin düşüncesi nedeniyle gururlanırsam, o zaman başka birinin görüşü nedeniyle kapı dışarı edilebilirim de. İnsanların sözleri sizi yaratabilir ama aynı zamanda kırabilir de.” der. Yani, başkalarının iyi görüşü önemsediği anda başkalarının bütün görüşleri önemli olur ve başkaları bu sefer kötü bir yorumda bulunduğunda, Liezi örneğindeki gibi, önceden iyi sözlerle bir yapı misali inşa edilmişse bile, kötü sözlerle kırılıp dağılabilir kişi.

Herkesin herkes hakkında söz sahibi olduğunu sandığı ve herkesin herkesi yönlendirmeye çalıştığı bu dünyada, ancak başkalarının değerlendirmelerinden uzak durup kendi değerini kendi verebilenler huzura erebilecek ve bu sonsuz döngüyü kırabilecektir. Kendi hayatını başkalarına göre şekillendirmeyecek, toplumsal statü açlığından ve normlardan uzak duracaktır. Bir şey yaparken ya da düşünürken “El alem ne der?” diye düşünmeyecektir, yalnızca kendi doğasıyla uyumlu bir şekilde hareket edecektir. “Başkalarının örnekleri yüzünden ölürüz; sağlıklı olacağız, yeter ki kendimizi kalabalıktan kurtaralım” der Genç Seneca, ”Mutlu Yaşam Üzerine” adlı yazısında. Kişi, sadece Covid-19 virüsü gibi fiziksel hastalık nedenlerinden dolayı değil, zihinsel sıkıntılardan kurtulmak için de kendisini kalabalıktan kurtarıp sağlıklı kalmak zorundadır.

Daha fazla edebiyat makaleleri için buraya tıklayınız.

Dizi ve Film paylaşımları için Instagram adresimize buradan ulaşabilirsiniz.