BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Gerçek Bir Dostluk Hikayesi: Çapulcular

“Tüm ciddiyetimle yemin ederim ki, hayırlı bir şey düşünmüyorum.”
-Çapulcular

Bazı dostluk bağları sandığımızdan da güçlü olur. Bazı dostluklar tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük şeyler başarır, birçok şeye tahmin dahi edilemeyecek düzeyde etki ederler. Çapulcular bu dostlukların bir örneğiydi. James Potter ve Sirius Black’in Hogwarts Ekspresi’nde tanışmasıyla başlayan bir hikaye bu. James ile Sirius’un dostluğu tren yolculuğundan başlamıştı. Bina seçiminde sonra aralarına sessiz ama zeki olan Gryffindorlu Remus’un katılmasıyla üç kişilik bir gruba dönüştüler. Lupin’in Peter Pettigrew’a acıması ile ayrılmaz bir dörtlüye dönüştüler. Kendilerini adeta Kore dizilerindeki F4’ler gibi (Okulun en popüler grubu) hissederlerdi. James Potter bir Quidditch efsanesiydi. Lupin grubun beyniydi. Zeki fikirler genellikle ondan çıkar, grubu ise kontrolde tutmaya çalışırdı. Black ise okulun havalı, yakışıklı ve de asi çocuğuydu. Pettigrew ise, evet o aslında tam bir baş belasıydı.

Hemen hemen her ergenin zamanında bir lakabı olmuştur. Tabii ki bizim ayrılmaz dörtlümüzüzden zamanla lakapları oldu. Potter’ın lakabı onun patronusundan gelirdi. Çatal Boynuzlu Geyik’e sahip olan Potter’ın lakabı “Çatalak” olmuştu. Black’in lakabı ise animagusundan gelirdi, siyah bir köpeğe dönüşebilen Black “Patiayak” idi. Pettigrew ise fareye dönüşebilme yeteneğine sahipti, “Kılkuyruk” buradan geliyordu. Lupin… Lupin’in bir hastalığı vardı, ailesi bu hastalığın okula gitmesine engel olacağını düşünürdü. Çocukken kurtadam saldırısından sağ bir şekilde kurtulan Lupin bir kurtadamdı. Her ay kurtadama dönüşen Lupin’e “Aylak” denirdi.

Yüzyılın İcadı

Okulun birçok gizli geçidini keşfetmişlerdi ve kendi icatları olan “Çapulcular Haritası” sayesinde geçitleri kayıt altına alırlardı. Haritanın tek işlevi bu değildi. Hogwarts’ta bulunan herkesin, o anda nerede olduğunu anlık olarak gösteren bir haritaydı. Evet ve de Liliy Evans. Çoğunluğa göre belki de okulun en güzel kızlarından biriydi. Potter’a başlangıçta duygular hissetmezdi. Hatta Snape’e olan yakınlığını atlamamalıyız.

“Mösyöler Aylak, Kılkuyruk, Patiayak ve Çatalak, Sihirli Muzipçilik Sanatçılarının Yardakçıları Gururla Sunar: Çapulcu Haritası.”

Her ihanet bu kadar çok can yakar mı? Ayrılmaz dörtlümüzün asla beklemediği bir ihanetti bu. Lily Potter’dan hoşlanmaya başlamış ve evlenmişlerdi. James’in sağdıcı tabii ki can dostlarından biri olan Sirius’du. Her şey o kadar güzeldi ki hatta Potter’ların çok yakında dünyalar tatlısı bir çocukları olacaktı. Çocuklarının yani Harry’nin vaftiz babasıydı Sirius. Fakat her güzel şeyin bir sonu olurdu. Her hikaye de her şey düzgün gitmezdi.

Acı İhanet

Ortaya çıkan bir kehanet her şeyin bozulmasına yetti. Lord Voldemort’un hedefi olmuştu bir anda küçük Harry. Black sayesinde Godric’s Hollow da saklanan Potter’lar Pettigrew’a yerlerini söylemişlerdi. Sonuçta en yakın arkadaşlarındandı. Oysa Kılkuyruk çoktan Voldemort’un casusu olmuştu. Ona göre bu büyük bir fırsattı fakat ihaneti sayesinde Lily ve James Potter minik Harry’i korumaya çalışırken Voldemort tarafından lanetlenerek öldürüldüler.

İhanetler gerisinde acı, hüzün ve öfke bırakır. Minik Harry’nin vaftiz babası Black, ihanetin geride bıraktığı öfkeye yenik düştü ve intikam peşindeydi. Yüzleşme esnasında Pettigrew tanıdığı birçok kişinin ölmesine sebebiyet verdiği bir patlama yarattı ve fare olup ortalıktan kayboldu. Herkesse onun öldüğünü sanması için parmağını kesti. Bu patlamaya neden olan bir suçlu aranırken ortalıkta kahkaha atan bir Sirius vardı. Kötü bir itibara sahip olan Black ailesinden olan Sirius orada bir katil gibi gözüküyordu. Hayatının devamındaki on iki yılı Azkaban’da geçirdi.

Tüm arkadaşlarını sırasıyla kaybeden Lupin ise yalnız kalmıştı. Peter ise sahte olan ama herkesin gerçek bir ölüm olarak gördüğü ölümünden sonra Merlin Nişanı ile ödüllendirildi. Weasley’lerin evcil hayvanı olarak saklandı. Sirius 12 yıl geçmişken Gelecek Postası’nda Scabbers yani Weasley ailesinin evcil hayvanını suçlamıştı. Ardından Azkaban’dan kaçtı. Oradan ilk defa kaçan katil olarak anıldı. Minik Harry büyümüş ve 13 yaşına gelmişti ki Hogwarts’ta Remus Lupin tarafından Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersi alıyordu. 3. Sınıftaydı ve gerçekleri yavaş yavaş öğreniyordu.

Yüzleşme

Bir dolunay gecesi, ay henüz kendi tam olarak belli etmiyordu. İhaneti tüm gerçekleri ile öğrenmek üzere Bağıran Baraka’ya sürüklenmişti; Ron, Hermione, Harry, Snape, Lupin, Black ve Pettigrew. Her şey yavaşça ortaya çıkarken, Harry asıl ihanet edenin Black olmadığını öğrenmişti. Fakat her zaman her şeyin planlandığı gibi gitmediğini biliyoruz. Ay kendini belli ettiğinde Lupin dönüşüm geçirdi. En yakın dostunu bile tanıyamayan Lupin kargaşa oluşturdu. Bundan faydalanan Kılkuyruk, fareye dönüşerek saklandı. Böylece Black’in adı temize çıkartılamadı. Kılkuyruk Voldemort’un yanına dönerken, Sirius Şahgaga ile uzaklara gitti. Lupin ise istifa etti. Çapulcular bir kez daha ayrıldılar.

Devam Eden Kayıplar

Aradan çok değil yalnızca iki yıl geçmişti ki Harry ve arkadaşları ölüm yiyenlere savaşırken içinde Sirius’unda bulunduğu Zümrüdüanka Yoldaşlığının belli üyeleri gelip onlarla savaştı. Black’in kuzeni olan Bellatrix Lestrange, bir kez daha Harry’nin gözleri önünde onun son ailesini de “Avada Kedavra.” lanetiyle öldürdü. Pettigrew, her şeyin en büyük suçlusu, efendisini Lord Voldemort’u tekrar bedenine dönmesi için yaptığı ayinde kurban ettiği eli yerine efendisi tarafından verilen gümüş bir el aracılığıyla Harry’e merhamet gösterdiği için boğularak öldü.

Önce James, sonra Sirius ve sonrasında Peter Pettigrew. Dörtlüden yalnızca bir kişi hayatta kalmıştı. Ta ki Hogwarts Savaşına kadar. Lupin karısı Nymphadora Tonks ile birlikte gözlerini sonsuzluğa yumdular. Lupin ve Tonks’un tek çocuğu olan Teddy ise Harry’e emanetti. Harry onun vaftiz babasıydı.

Son Bir Kez

Son buluşmaları Yasak Orman’daydı. Harry Voldemort ile yüzleşmeden önce diriltme taşıyla onları geri getirmişti. Peter yoktu. Annesi, babası, Lupin ve Black vardı. Harry’nin yapması gereken fedakarlığı yapabilmesi için içindeki gücü buldurdular.

Kim bilebilirdi, yıllar öncesinde hangi binaya ait olduklarını dahi bilmeyen dört büyücünün tanışmasıyla başlayan bir dostluğun, Büyücülük Dünyası’na bu denlice büyük etkiler bırakacağını kim bilebilirdi?

Son

Bazı hikayelerin sonu güzeldir. Bazılarınınki ise değildir. Çapulcular hikayesinin sonu bakıldığı açıya göre değişir. Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.
Eğer dilerseniz Affedilmez Lanetlerden bahsettiğimiz bir diğer yazımıza bu linkten ulaşabilirsiniz.
Ayrıca Buzztechlife Discord sunucumuza katılmak isterseniz bu linkten katılabilirsiniz.

“Muziplik Tamamlandı.”