BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörleri

Her Harry Potter hayranının seride mutlaka fark etmiş olduğu noktalara bakacak olursak; bu noktalardan biri de -kuşkusuz ki – Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü unvanının seri boyunca değiştiği olacaktır. Gelin bugün, serinin Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörlerini yakından tanıyalım. 

Quirinus Quirrell (Felsefe Taşı) 

Harry Potter serisinin ilk filmi ve kitabı olan Felsefe Taşı’nda tanışmış olduğumuz Quirinus Quirrell, J.K. Rowling’e göre, oldukça kırılgan bir kişiliğe ve bir o kadar da parlak bir zekâya sahipmiş. Çocukluğunda, çekingenliği ve kekemeliği yüzünden alay konusu edilmiş olan Quirinus Quirrell, bu yüzden kendisini her zaman yetersiz hissetmiş. Bu yetersizlik hissini yitirip kendisini kanıtlamak isterken Karanlık Sanatlar’a karşı ilgi duymaya başlayan Profesör Quirrell, görmeyi beklediği saygınlığı bir türlü elde edemeyince -kendisinin ne kadar cesaretli ve saygın bir büyücü olduğunu tüm büyücü alemine kanıtlama amacıyla- Lord Voldemort’u ve onun geride bırakmış olduklarını aramaya karar vermiş. Lord Voldemort’la karşılaşması durumunda, onunla baş edebileceğinden oldukça emin olan ancak kibrine yenik düşen profesörümüz; -her ne kadar parlak bir zekaya sahip olsa da- Lord Voldemort’un en zayıf haline bile direnç gösterememiş ve bedeni Karanlık Lord tarafından ele geçirilerek geçici bir “Hortkuluk”a dönüştürülmüş. Harry Potter’ı, Lord Voldemort’un ‘Avada Kedavra’sından koruyan güç, bilindiği üzere, annesi Lily’nin Harry’e olan sevgisi ve Harry için kendisini feda etmesiydi. Bu güç; geçici bir “Hortluluk”a dönüştürülen ve Lord Voldemort’un parazit bir şekilde yaşamasını sağlayan Profesör Quirrell’in bedeninin, Harry’e temas etmesi sonucu, korkunç bir şekilde yanmasına da sebep olmuştur. Sevginin ve fedakarlığın bu kuvvetli gücü, Harry’nin Hogwarts’taki ilk senesinde de onu korumuş ve Felsefe Taşı’nın Lord Voldemort’un eline geçmesine engel olmuştur. 

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma

Gilderoy Lockhart (Sırlar Odası) 

Serimizin ikinci filmi ve kitabı olan Sırlar Odası’nda karşımıza “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü” olarak -tüm ihtişamı, karizması ve yakışıklılığıyla kendisine hayran bırakan – Gilderoy Lockhart çıkmaktadır. Şöhretini, yazmış olduğu – yalan ve dolanlarla dolu- kitaplarına ve gerçeklikten çok uzak kahramanlıklarına borçlu olan Gilderoy Lockhart’ın Hogwarts’taki profesörlüğü için oldukça yetersizdi yorumunu yapmamız yanlış olmayacaktır. Cornish Pixie’lerin kafesini açan, daha sonra onları kontrol altında tutamayan profesörümüz; Harry-Hermonie-Ron üçlüsünü ‘Cornish Pixie’lerle yalnız bırakıp kendi portrelerinin derdine düşerken de “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü” unvanı için yetersiz bir büyücü olduğunu bizlere kanıtlamıştı. Ayrıca, serideki ‘Quiddicth’ maçında kolunu kırmış olan zavallı Harry’e “Brackium Emendo” büyüsünü yapmış ve kırılan koldaki tüm kemik yapısını yok etmişti. Profesörlük görevindeki yetersizliği, maalesef kişiliğinde de kendisini göstermekte olan Gilderoy Lockhart; diğer büyücülerin kahramanlıklarını ve başarılarını üstlenerek onları kitaplarında kendi kahramanlıkları ve başarılarıymış gibi ele alıyor, asıl kahramanlıkları yapan kişilerin hafızalarını “Obliviate” büyüsü ile siliyordu. Hatırlayacağınız üzere, Harry ve Ron’un Sırlar Odası’nda göstermiş olduğu kahramanlıkları da üstlenmek isteyen profesörümüz; Ron’un kırık asasını el çabukluğu ile almış ve hafıza silme büyüsünü yapmıştı. Ne yazık ki(!), kırık asadan çıkan büyünün geri tepmesini hesaba katamayan Gilderoy Lockhart, kendi hafızasını tümüyle silmiş ve Harry Potter serisine veda eden bir diğer “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü’müz” olmuştu. 

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma

Remus Lupin (Azkaban Tutsağı) 

Harry Potter serisindeki Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesör’lerinden en sevileni, hiç kuşkusuz ki, Profesör Lupin’dir. Cesaretli oluşu, öğrencilerinin gerçekten kendilerini savunabilmelerini isteyişi, dersleri daha eğlenceli kılışı ve bunlar gibi birçok sebeple serinin üçüncü filmi ve kitabında, Hogwarts’ın doğru “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü’nü bulmuş olduğunu söyleyebiliriz. Profesör Lupin; Hogwarts Ekspres’te, bir Ruh Emici’nin saldırısına uğrayan Harry’i, yaptığı “Patronus” büyüsü ile korurken karşımıza -ilk kez- çıkmıştı. Kendisini bu sahne ile tanımış olsak da o, yalnızca bu sahneye tabi tutulamayacak kadar önemli bir karakterdi. Küçükken Fenrir Greyback tarafından ısırılması sonucu kurt adama dönüşmüş olan Remus Lupin, Harry’nin babası James’in oldukça yakın bir arkadaşıydı. Dört yakın arkadaşın (James Potter, Sirius Black, Remus Lupin ve Peter Pettigrew) oluşturmuş olduğu Çapulcular’ın “Aylak”ı ve Çapulcu Haritası’nın yaratıcılarından olan profesörümüz; Harry’nin gözlerini, annesi Lily’nin gözlerinden almış olduğunu da dile getiren ilk kişiydi. Profesör Lupin’i, bizler ve Harry Potter adına önemli yapan bir diğer nokta; Azkaban’dan kaçmış Sirius Black’i aramakla görevlendirilen ancak Harry için büyük bir tehdit ve korku haline gelen Ruh Emiciler’e karşı, “Patronus” büyüsünü Harry’e öğretmesiydi. Filmin ve kitabın sonlarında Harry ve Sirius Black’in hayatını kurtaran “Patronus” büyüsü; aslında, Remus Lupin’in ne kadar önemli bir karakter olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Hogwarts -kâbus gibi geçen iki senelik “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü” deneyimlerinden sonra- hak ettiği profesörü bulmuş olsa da Profesör Lupin, kurt adam olduğunun öğrenilmesi sonucu velilerden gelebilecek tepkileri toplamamak adına görevinden istifa etmiştir. Böylelikle, en sevilen Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesör’ümüz Hogwarts’a veda etmiştir. (NOT: İstifasının ardından ‘Çapulcu Haritası’nı Harry’e bırakmayı ihmal etmemiştir.) 

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma

Deli Göz (Alastor) Moody (Ateş Kadehi) 

Kendisini serinin dördüncü filmi ve kitabı olan Ateş Kadehi’nde tanıdığımız Alastor Moody (nam-ı diğer Deli Göz Moody), Hogwarts’ın Remus Lupin sonrası göreve getirmiş olduğu Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü’dür. Ünü ve önemi Hogwarts’taki profesörlük unvanından çok daha eskilere dayanan Moody’nin saf kan ve İskoç bir seherbaz olduğu bilinmektedir. Başarılı birer seherbaz olan ebeveynleri sayesinde adını büyücü aleminde duyurmuş olsa da onu tamamen tanınır yapan yönü “Sihir Bakanlığı” için tamamlamış olduğu görevleridir. Seherbaz olduğu zamanlarda Sihir Bakanlığı’nda hizmet vermekte olan Alastor Moody; Karanlık Lord’un emri altındaki Ölüm Yiyenler’le savaşmış, Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nın önemli bir üyesi olmuş ve Birinci Büyücü Savaşı’nda savaşmıştır. Büyücü alemine verdiği hizmetlerden sonra emekliye ayrılmış ve tüm zamanların en büyük seherbazı olarak anılmaya başlamıştır. -Yapmış olduğu büyük işlerden ve vermiş olduğu hizmetlerden ötürü olacak ki- Dumbledore, Profesör Lupin sonrası boş kalan koltuğu doldurabilecek tek kişinin Deli Göz Moody olduğunu düşünerek onu ikna etmiş ve Hogwarts’ın yeni Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü yapmıştır. Fakat bu noktadan sonra kendisinden Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü olarak bahsetmemiz çok da sağlıklı bir ifade olmayacaktır. Çünkü -bilindiği üzere- Üç Büyücü Turnuvası sonrasında Profesör Moody olarak tanıdığımız karakter, aslında Alastor Moody gibi görünmek için çok özlü iksir kullanmış olan Barty Crouch Jr. çıkacaktır. Deli Göz Moody’nin taklidini yapan ve biraz bile şüphe çekmeden Lord Voldemort’un planlarını adım adım gerçekleştiren Crouch Jr., asıl profesörümüz olan Alastor Moody’i de Imperius Laneti ile koca bir tutsak etmiştir. 

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma

Dolores Umbridge (Zümrüdüanka Yoldaşlığı) 

Harry Potter, Hogwarts’taki beşinci öğrenim yılında, görüp görebileceği en kötü ‘Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü’ ile karşılaşmaktadır. Bu profesör -herkesin tahmin edebileceği üzere- pembenin tüm tatlılığından uzak olan Dolores Umbridge’dir. Profesör olarak Hogwarts’a atanmadan önce Sihir Bakanlığı’nda bakan müsteşarı olan Umbridge, ilk olarak, Harry’nin davasının görüldüğü mahkemede karşımıza çıkmaktadır. (Harry’nin duruşmaya çıkma sebebi, okul dışında “Patronus” büyüsü yapmış olmasıydı.) Mahkemede yalnızca bir müsteşar olarak bulunan Dolores Umbridge, şansa bakın ki(!), Harry’i okul dışında büyü yapmaya mecbur bırakan ve bunun için iki Ruh Emici’yi Little Whinging’e yerleştiren kişinin de ta kendisiydi. Harry aklanıp dava kapatılmış olsa da “Sihir Bakanlığı”, ‘Üç Büyücü Turnuvası’nda yaşananların ve Lord Voldemort’un geri döndüğü hakkındaki görüşlerin inkâr edildiğinden emin olmak istiyordu. -Bu sebeptendir ki- Dolores Umbridge, senenin “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü” olarak, bizzat “Sihir Bakanlığı” tarafından atanmıştı.  Profesörümüz(!), öğrencilerine pratikte hiçbir savunma büyüsü öğretmeyi gerekli görmemiş -çünkü bu teorik büyülere hiçbir zaman ihtiyaç duymayacaklarından pek bir emindir- ve kendilerini teorik olarak öğrendikleriyle koruyabilecekleri düşüncesinde ısrarcı olmuştur. Savunma sanatlarını pratiğe geçirebilmenin ne kadar önemli olduğunun bilincinde olan ve pratik olarak kendilerini geliştirmeye çalışan bir grup öğrencinin “Dumbledore’un Ordusu” adı altında toplanması ve bu oluşumun Umbridge tarafından ortaya çıkarılması, ne yazık ki, Dumbledore’un Hogwarts’taki görevinden uzaklaştırılması ile sonuçlanmıştı. Okulun bir müdüre ihtiyacı olduğunu düşünen “Sihir Bakanlığı” -bu görev için de- biçilmiş kaftan olarak Profesör Umbridge’i görmüş ve onu göreve getirmiştir. Ancak atandığı yeni görevi çok uzun sürmeyen Dolores Umbridge, at adamlar tarafından esir alınması sonucu bizlere veda etmek zorunda kalmış ve vedasıyla yüreklerimize su serpmiştir. 

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma

Severus Snape (Melez Prens) 

Severus Snape, safkan bir anne ile “Muggle” bir babanın çocuğu olmasından, Lord Voldemort gibi, utanç duyuyordu ancak Hogwarts’a geldiğinde çoğu profesörden çok daha fazlasına sahip bir büyücü olduğu inkâr edilemezdi. Melez bir büyücü olmasına rağmen çok istediği Slytherin’e seçilen Snape -her ne kadar “Çatal Dili”ni konuşamasa da- “Karanlık Sanatlar’a” karşı duyduğu ilgiyi hiçbir zaman saklamamıştır. Severus Snape (nam-ı diğer Melez Prens); James Potter, Lily Evans, Sirius Black, Remus Lupin ve Peter Pettigrew’la aynı dönemde Hogwarts’ta bulunmuş ve Hogwarts sonrası Lord Voldemort’un tarafına geçerek bir “Ölüm Yiyen” olmuştur. Ayrıca, Profesör Trelawney’in Dumbledore’a sunduğu kehanetleri Karanlık Lord’a aktarmış ve sonucunda Lily ve James Potter’ın öldürülmesine sebep olmuştur. Tüm bunlardan büyük pişmanlık duyan ve Dumbledore’u artık ‘Ölüm Yiyenler’den biri olmadığına maral şeklindeki “Patronus’u” ile inandıran Melez Prens’imiz, zamanında Dumbledore için casusluk yaparak da onun sonsuz güvenini kazanmıştır. Hogwarts’ta, ‘İksir Profesörü’ ve “Slytherin Bina Başkanı” görevlerini başarıyla yerine getirmiş Profesör Snape, her zaman “Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesör’lerinden” biri olmak istemiş ve eninde sonunda bu isteğini gerçekleşmiştir. Kendisini Karanlık Sanatlar’a karşı ders verirken göremediğimiz ve Dumbledore’a yapmış olduğu “Avada Kedavra” laneti ile profesörlük unvanına veda eden Melez Prens’imizin, aslında, bizlere çok daha başka ve çok daha büyük bir ders verdiği gerçeğiyle -HER ZAMAN- mutlu olabiliriz: ‘’Görünen, her zaman salt gerçek olmayabilir; gördüklerimiz, bazen yalnızca görmek istediklerimiz olabilir.’’

Harry Potter evreni ile ilgili daha fazla yazı ve test için buraya tıklayabilirsiniz.

Harry Potter evreni ile gönderiler paylaştığımız Instagram sayfamız için buraya tıklayabilirsiniz.