BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Hollywood’u Etkileyen Yönetmen: Satoshi Kon

Japon yönetmen Satoshi Kon ve onun Hollywood'u etkileyen filmlerini sizler için derledik. Düşündüğünüzden daha büyük bir etkisi var.

Yönetmen, animatör, manga çizeri ve senaryo yazarı olan Satoshi Kon kısa süren hayatına rağmen harika eserler bırakan ve Hollywood’un büyük isimlerini etkileyen biri.

12 Ekim 1963’te doğdu ve 2010 yılında ,46 yaşında, hayatını kaybetti. Kısa süren ömrüne rağmen Hayao Miyazaki ve Katsuhiro Otomo gibi ünlü isimlerle anılan ve özellikle Japonya’da tanınan ve sevilen bir sanatçı olmayı başardı. Tabii ülkesi dışında da şöhreti yakalamayı başardı.

Lisede animator olmaya karar veren ve Musashino Sanat Üniversitesi’nin Görsel Tasarım bölümünü bitiren Kon, işine manga sanatçısı olarak başladı. Dünyanın Akira ile tanıdığı Katsuhiro Otomo’nun asistanı olarak çalıştı. Otomo ile kendisini iyice geliştirdi ve kendi mangalarını yapmaya başladı.

Resim
Kon(sol), Otomo(sağ) Akira mangasının hazırladığı dönemden ikilinin bir fotoğrafı

Tropic of The Sea, Dream Fossil, Seraphim ve Opus gibi mangaları en popüler olanları. ilerde filmlerinde uygulayacağı kendine has olan tarzını bu mangalarla birlikte daha da geliştirdi. Opus en meşhur olan mangasıydı fakat talihsiz ölümü nedeni ile Opus yarım kaldı. Kon öldükten sonra sonraki Opus bölümü için yaptığı taslaklar bulundu ve manganın sonu olarak bu taslaklar yayımlandı.

Kendi filmlerini yapmadan önce Kon, Memories,World Horror Apartment ve Jojo’s Bizarre Adventure gibi serilerin yapımcılığını ve senaryo yazarlığını yapıyordu.

Filmleri:

Perfect Blue:

Perfect Blue Kon’un ilk yönetmenlik denemesidir ve benim şahsi olarak en sevdiğim filmi.  Bu film özellikle Black Swan, A Requiem for A Dream, Mother! ve Jackie gibi filmlerle tanıdığımız ünlü yönetmen Darren Aronofsky’i çok etkileyen bir film.

Darren Aronofsky büyük bir Satoshi Kon hayranı olduğunu dile getirmiş aynı zamanda filmlerinde ondan esinlendiğini de belli etmiştir. Black Swan’ın ilham kaynağı olan film yine Kon’un ilk filmi Perfect Blue. Aynı zamanda A Requiem for A Dream’de yine Perfect Blue’dan esinlenilen bir sahne var.

Konusu:

Kadın idollerden oluşan bir grubun üyesi olan Mima bazı sebeplerden ötürü şarkıcılığı bırakır ve oyunculuk kariyerine başlar. Kendisinin canlandırması istenen karakterler oldukça zordur. Hem bu ani kariyer değişimi onu zorlar hem de takıntılı bir fanı tarafından rahatsız edilmektedir. Takip edilmenin ve yalnız kalmanın verdiği gerginlikle Mima akli dengesini kaybetmeye ve geçmişinin hayaleti ile yüzleşmeye başlar.

Ağır gelebilecek sahneler ve şiddet içeren bir film!

Millenium Actress:

Tıpkı Perfect Blue gibi bu filmde de takıntılı bir fan, oyuncu ve gerçeklik ile hayal dünyası arasındaki git geller bulunmakta. Ama Perfect Blue’ya kıyasla Kon’un bu filmi daha hafif ve rahatlatıcı.

Konusu:

Ünlü oyuncu Chiyoko Fujiwara ile röportaj yapan bir televizyon röportajcısı ve kameramanı Chiyoko’nun geçmişine doğru yolculuk yaparlar. Ünlü oyuncunun romantik ve bir o kadar üzücü hikayesine biz de röportajcı ve kameraman ile eşlik ederiz.

Tokyo Godfathers:

Normalde gerilim ve psikolojiden yararlanarak film yapan Kon bu filmi ile farklı konuları da rahatlıkla ele alabildiğini kanıtlamıştır. İlk iki işine kıyasla bu filmle Kon farklı bir çizgiden gitti ve yine insanların kalbini kazanmayı başardı.

Konusu:

Noel arifesinde Tokyo sokaklarında yaşayan üç evsiz çöplerin arasında yeni doğmuş bir bebek bulur. Bebeğin ailesini bulmak için üçlü yola koyulur ve maceraları da başlamış olur.

  Paranoia agent:

Kon’un ilk televizyon serisi olan Paranoia Agent aslında başta film olarak yapılmak istense de senaryonun gidişatı ve anlatılan hikayelerin bağımsızlığı buna pek el vermedi. Bu yüzden televizyon serisi olarak yapıldı. Ama ne olursa olsun Paranoia Agent çok sevildi.

Konusu:

Görünürde birbiriyle hiçbir bağlantısı olmayan Tokyo vatandaşları, altın bir beysbol sopası olan çocuk tarafından sopayla vurulmak üzere hedef alınır. Dedektifler kurbanları birbirine bağlamaya çalışırken, saldırıların ardından kurbanların hayatlarının bir şekilde iyileştiğini keşfederler ve bu durum daha büyük bir gizemi doğurur.

Paprika:

Kon’un son filmi Paprika, özellikle dünyanın çok iyi bildiği Nolan’ı etkileyen film olmuştur. Inception’ın ve daha bir çok zaman,gerçeklik ve hayal dünyası arasındaki geçişi konu alan film için önemli bir kaynaktır. Nolan kardeşi ile birlikte Paprika’yı izlemiş ve bundan çok etkilenmişler. Böylelikle hepimizin çok iyi bildiği Inception’ın yapımının ilk adımları atılmaya başlandı.

Konusu:

Terapistlerin hastalarının rüyalarına girmesine izin veren bir makine çalındığında, her şey ortadan kalkar. Sadece genç bir kadın terapist olan Paprika bunu durdurabilir.

Sıradaki filmi Dreaming Machine için çalışmaya başlayan Kon bu filmi tamamlayamadı. Ölümünün ardından mali yetersizlik nedeni ile ekibi de bu filmi tamamlayamadı. Bu nedenle Dreaming Machine Kon’un asla tamamlanamayan işi olarak kaldı.

Satoshi Kon özellikle rüyalar ve gerçekliği kullanarak hikayelerini anlatan bir yönetmen. Psikolojiyi de çok iyi bir şekilde kullanarak izleyicinin duygularıyla oynamayı çok iyi bilen bir yönetmen. Çok az filmi olmasına rağmen Hollywood’u etkilemeyi başarmış biri. Etkisi en çok Nolan ve Aronofsky filmlerinde görülüyor ama unutmayın izlediğiniz birçok filmde Satoshi Kon’un büyük etkisi var.

Bu dünyadaki iyi olan her şey için minnettarlıkla kalemimi bıraktım. - Şimdi gideceğim.
                                                                           Satoshi Kon

Sayfamızdaki anime önerilerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarımıza göz atın!

Instagram üzerinden bizlere destek olmak için  buraya tıklayabilirsiniz.