BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Ortaçağda Bir Heybetlik Abidesi: Şövalyelik

Şövalyelik, nedense adında bile bir heybet taşıyor sanki. Tabi ilk başta kendilerine Şövalye falan demiyorlardı. Buna karşın kimse filmde gördüğü kibar ve yakışıklı insanların dövüşürken ki hallerine hayranlıkla bakmıyorum diyemez. Yani eğer yalan söyleyip kendini kandırmak istemiyorsa, şimdi çok daha fazla oyalanmadan başlıyoruz.

Şövalyeliğin Başlangıcı

Şövalyelik ilk başta hoş bir şey değildi aslına bakılırsa. Kiliseye karşı ezilen köylülerin kendilerine yaptıkları ilkel aletlerle savaşmakta ustalaşıp köylere saldırılar yapmasıyla başladı. Evet, tam olarak üstüne bastınız, eşkıyalık yapan savaşa eğilimli insanlardı. Genel olarak da başkaldırıları kiliseye karşıydı. Sonrasında kilise onlarla baş etmenin zorluğunun farkına varınca onlarla uzlaşma içine girdi. Bunun sonucundaysa kilise huzurunda bir saygınlık kazandılar.

Şövalyeler, kilise için savaşmaya başladıklarında kilise, onları Haçlı seferlerine yolladı. Çoğu bu savaşlarda can verirken dönebilenlerin de dönüşü yıllar alıyordu.  Bunların dışında kendi aralarındaki talimler bir süre sonra turnuva havasına dönüştü ve bu hem şövalye hem de at olmak üzere birçok yaralanmaya sebep oluyordu. Ardından bu turnuvaları aralarına engel konmuş şekilde yapmaya başladılar. Ellerindeki uzun sopalarla dövüş, bir kazanan olmasını pekâlâ sağlıyordu.

Şövalyelik Erdemleri

Şövalyeler cesaret, dürüstlük ve şerefleriyle nam salmıştı. Hiçbir şövalye savaş olgusundan korkmaz yardıma muhtaç olan insanlar ve özellikle kralları için canlarını tehlikeye atarlardı. Buna karşın müthiş bir tevazu ve alçak gönüllüğe sahiplerdi. Hayatlarını ölçülü tutmak için elinden geleni yapmaya çalışırlardı. Manevi yönlerinin baskınlığını onların dostane tavırlarını en güzel şekilde beslerdi. Şövalyeler, öldükten sonraki dünyayı önemserken bu dünyada da yararlı olmayı amaç ediniyorlardı.

Bir şövalye saygınlık açısından pek avantajlıydı, herkes onların unvanına ve kişiliğine saygı gösterirdi. Nazik ve cömert kalpleri, düşmanı olmadığın sürece, kalbine dokunurdu. İyi bir eğitim almaları savaş konusunda ve silah konusunda onları yüceltmek dışında zekâlarını ve korkusuzluklarını da beslerdi. Görgüye uygun davranışları onlara bir soylu havası verirdi. Bunun dışında şövalyeler belli ailelerin soyundan devam ederdi, birkaç istisna dışında başka türlüsüne göz yumulmaz veya güvenilmezdi. Bu erdemlerden biri bile olmayan şövalyeler kovulur ve tekrardan kendini kanıtlayıp şövalye olabilmek için çeşitli maceralara atılarak bu sıfatı tekrar kazanmak için çabalardı. “Parzival” ve “Tristan ve Isolde” bu maceraları konu alan hikâyelere örnekler oluştururlar.

Şövalyenin Edebiyattaki Belirgin İzi: Aşk Şarkısı

Almancada “Minnesang” veya “Minnedichtung” olarak geçen tür Türkçede Aşk Şarkısı anlamına tekabül eder. Bu tür şiir türünün ürünüdür. Şövalyeler, kendisinden yüksek statüdeki kadınlara âşık olup onlara bu şiirleri yazarlar. Bu tür ile birlikte kadın da ilk defa değer görüyor aslında. Gerçi bu aşklarına hiçbir zaman tam manasıyla karşılık bulamıyorlar. Kadınlardan bu şiirlere karşı sadece bir tebessüm veya bir mendil karşılığı alıyorlar bu bile çok nadir görülüyor aslında.

Herhangi bir aldatma durumu söz konusu olmadığı için yüksek mertebedeki kadınların eşleri de bunun gayet farkında oluyordu. Fakat şövalyenin aşkına karşılık alamaması herkesin ekmeğine yağ sürüyordu. Aşk acısı çeken şövalye kendini şövalyeliğe tamamıyla adıyor, canla başla ölüme gidiyordu. Bu tür şövalyelerin naif ruhlarını fazlasıyla yansıtıyordu.

Yazımın sonuna gelirken aslında küçükken herkesin hayali olan bir şeye değinmek istiyorum: Çoğu kız çocuğu büyünce kendini çok sevecek ve ona âşık olacak bir beyaz atlı şövalye olduğuna inanır, en azından ben inanıyordum. Şimdiki zamanda beyaz bir atla gezen birini bulmak pek mümkün olmasa da şövalye erdemlerine sahip insanlar hala mevcut. Belki bu yazıyı okuyan kişi bir yeni zaman şövalyesi veya yeni zaman şövalyesinin bile sığınmak isteyeceği kocaman ve sıcacık kalbe sahip bir kadın. Bir daha ki yazıma kadar mutluluk ve huzurla kalın.

Kaynakça:

https://de.wikipedia.org/wiki/Ritterlichkeit

Diğer yazılarımıza göz atabilirsiniz!

Bizleri Twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz!