BuzzTechLife

Her şeyden biraz :)

Squid Game: Bir Survival of the Fittest Alegorisi

Canlı varlıkların en temek içgüdüsü hayatta kalmaktır. Bunu sürdürebilmek için sürekli kayıtsız doğanın içinde birbirlerinden beslenmek ve birbirleriyle savaşmak durumunda kalmışlardır. Neler göreceğini, ne yaşayacağını veya nasıl yaşayacağını bile bilmemesine rağmen bu kaçınılmaz yaşama arzusu, insanları bugünkü durumuna getirmiştir. Yaşamayı kolaylaştırmak için daha fazla akıl kullanmak ve daha fazla akıl kullandıkça da gittikçe bilinçlenmek, insanları en sonunda canlıların fiziksel olarak savaştığı orman kanunlarından çıkarmış, onları yeni bir savaş durumuna sokmuştur. Bu savaş, aynı şekilde beslenebilmek ve hayatta kalmak için verilmektedir ancak bu savaş fizikselden ziyade ekonomiktir. Canlıların güçsüz olanlarının doğada yaşama daha zor tutunması ve genlerini daha zor devam etmesi durumu olan doğal seçilim, farklı yollarla devam etmektedir. Doğada canlı güçsüz bir genden geliyorsa ezilir ve yok olmakla karşı karşıya kalabilir. İnsanlarda ise bu durum finansal olarak devam edebilmektedir ve kişinin ailesi kötü durumdaysa kişi, hayata handikaplı olarak başlayabilir. Bu duruma aynı zamanda survival of the fittest da denilebilir. Survival of the fittest terimi; doğada en güçlü, en formda ve en kolay adapte olabilen, yani en uygun olanın hayatta kalmasını ifade eder. Zamanla beden gücünden sosyal güce geçebilmiş ve burada da devam eden bu olayı Squid Game dizisi konu alıyor. 

DİKKAT! BU YAZI SQUID GAME DİZİSİ HAKKINDA SPOILER İÇERİR!

Dizi, Seul’ün Ssangmun-dong bölgesinde büyüyen ve hala yaşamakta olan Gi-hun’un kaybettiği sosyal savaşı göstererek başlar. Hayatı handikaplı olarak yaşamasın diye çocuğu bile elinden alınmıştır ve onu sadece belli aralıklarla görebilmektedir. Hüzünlü bir hayat yaşayan karakter daha sonra canından olmak üzereyken bir şansla hayatta kalır ve dizi onun başka bir şansla hayatını değiştirecek bir adamla karşılaşmasıyla devam eder. Kendisine göre çok daha resmi ve medeni duran bu adam, daha en başından paranın ve finansın yeni güç olduğunu göstererek gerçek anlamda parasıyla Gi-hun’u dövmeye başlar. Gi-hun da öz değerini yok sayarak bir nevi kendini satar. Bu satılmış ve insan sayılmama durumunu finalde Oh Il-nam katılımcıların nasıl at yarışındaki atlar gibi olduklarından bahsederek doğrular zaten. Oh Il-nam her ne kadar at yarışı dese de çok daha canice olan bu horoz dövüşüne para kazanmak için girer Gi-hun. Bu andan itibaren insanların dünyasından çıkarak bir nevi doğaya ve orman kanunlarına girer. 

İyi dinle. Ben at değilim. İnsanım.

– Gi-hun

İnsanlıktan düşmeleri durumunu, insanın insan, bir birey olduğunu gösteren bir sembol olan isim hakkının ellerinden alınması ve onun yerine numaralar verilmesi onları sosyal olarak hiyerarşinin en altına bile getirmez, onları sosyal hiyerarşiden direkt olarak atar. Onlar artık birer sayıdır, hayatları sadece istatistikten ibarettir ve değeri yoktur. Savaşı kaybetmişlerdir ve birçoğu güçlü olanların eğlencesi için “yeni bir şans verilme” vaadiyle yok olmaya yüz tutmuştur. Artık kayıtsız doğada -bu durumda Front Man ve görevlilerin gözetimindeki prefabrik yapılarda- yapayalnız kalmışlardır ve sosyal olan survival of the fittest, kaybetmeleri nedeniyle yine ilkel canlılar gibi fiziksele dönmüştür. Ancak fiziksel demek sadece güç ve formda olmak değildir, doğada sadece en güçlü olan hayatta kalsaydı insanlar diğer canlıların üstüne çıkamazdı. Bu yüzden strateji, zeka, psikoloji, anlık fırsatları kovalamak gibi nüansları takip etmek de önemlidir ve halat çekme oyununda da bu durum ortaya çıkar. Fiziksel olarak son derece üstün olan gruba karşı strateji kullanarak onları moral olarak çökertirler, bu yetmese bile Sang-woo’nun kriz yönetimi sayesinde hayatta kalırlar. Sang-woo’nun finale kadar kalması da şans değildir zaten. Hayatta kalmak için gereken zeka, kriz yönetimi ve en önemlisi sağlam irade ve psikolojiyi barındırır kendisi. Survival of the fittest durumuna çok uygundur. Varlıklı bir aileden gelmemesine rağmen prestijli bir üniversiteye girmesi ve kısa süreliğine de olsa yükselmesi bu durumu kanıtlar niteliktedir. Etrafını gözlemlemeyi bilir ve insan öldürmesine rağmen bunu soğuk kanlılıkla yapar, çünkü hayatta kalmak için ne yapılması gerektiğini bilir. Her şeye rağmen yaşadığı finansal çöküş gibi finalde moral olarak çöker ve yaşama isteğiyle birlikte savaşı da kaybeder. Sang-woo ile benzer bir durum olan Sae-byeok da savaşı doğadaki elde olmayan başka bir sebepten kaybeder: Şans. Yaşama devam edebilmek için gereken çoğu şeye sahip olmasına rağmen vücuduna giren bir cam parçası onu öldürür. Doğada milyarlarca faktör vardır ve her zaman her şey öngörülemez. En güçlü, en tepedeki, aşağıdaki insanları ölümüne savaştıran ve bu şekilde eğlenen VIP’ler bile şansa kurban gidebilmektedir. Garsonun polis çıkması ve başına bela açması da doğadaki şans faktörünü kanıtlar niteliktedir. 

Kapitalist dünyada hayatta kalma çabasını alegorik bir biçimde, bir nevi survival of the fittest içinde survival of the fittest analojisi kurarak gözler önüne serer Squid Game. Senaristin kendisinin de finansal sıkıntılar nedeniyle 675 dolarlık bilgisayarını satmak zorunda kalması, senaryosunun kabul edilebilmesi için gösterdiği çaba, yaşamaya devam etmenin her zaman büyük ve zorlayıcı bir uğraş olduğunu gösterir izleyiciye. Yaşam, bir dizi tuhaf kombinasyonlardan ibarettir. Hwang Dong-hyuk güzel bir senaryo ortaya çıkarmasına rağmen uzun süre başarısız olduktan büyük bir başarı elde etmeyi başarmış ve izleyiciye hikayesini anlatmayı başarabilmiştir. 

Squid Game (2021) on IMDb

Daha fazla dizi, film çözümlemesini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.